Hayata Dair

Adalet Kavramı-islam’da insan hakkı (1’inci bölüm)

Adalet Kavramı-islam’da insan hakkı (1’inci bölüm) … “İnsan hakları alanı; eşitlik adaleti alanıdır. Dil, din, cins, irk ayırımı yapılmaksızın bütün insanlar arasında, insan hakları açısından, tam bir eşitlik sağlanmalıdır.” ayrıntılar hayaldefterim de…
Prof. Dr. Hüseyin Hatemi

Adalet Kavramı-islam’da insan hakkı (1’inci bölüm)

Yukarıda da belirttiğimiz gibi; Islâm’da adaletin iki boyutu vardır. Esasen Yunan hakimleri de bu iki boyutlu adalet anlayışını, Mısır ve Filistin yöresinde ve “her kavme kendi diliyle peygamber gönderildiğine göre”, kendi kültür çevrelerinde tebliğ edilen ilâhî vahy’den, llåhi hikmet’den iktibas ederek tebliğ etmişlerdir. Kur’an-1 Kerîm’de, eşitlik adaleti “adl” terimi ile, “istihkak, liyakat ve oran adaleti” ise “kıst” terimi ile ifade edilir.

İnsan hakları alanı; eşitlik adaleti alanıdır. Dil, din, cins, irk ayırımı yapılmaksızın bütün insanlar arasında, insan hakları açısından, tam bir eşitlik sağlanmalıdır (Hucûrât, 13). İslâm Şeriati’nde, insanı “zekâ sahibi ve konuşan davar” hükmünde tutmak, Roma Hukuku ve diğer Hukuk çevrelerinde olduğu gibi “kölelik” kurumu yoktur. Bunun yerine, savaş esirlerinin toplum içinde bakım ve gözetimlerini ve toplum ile bütünleşmelerini sağlayan bir “koruyucu aile” kurumu kabul edilmiştir. Âdil olan, kamu haklarından yoksul olmayan aile reisleri; Devlet gözetimi altında, köleleri aile içine kabul eder, yediğinden yedirir, giydiğinden giydirir.

“Köle” kadınlardan, kendi rızası ve evlenme iradesi olmaksızın cinsî istifade imkâni yoktur, çünkü her şeyden önce “köle kadın” diye bir şey yoktur, “köle erkek” de olmadığı gibi! “Milket-i yemân” terimi, “sağ elinin mülkü” ve daha sonra da “mülkiyet hakkı konusu: mal” anlamında değildir, “mülk”; Kur’an-i Kerim’de “egemenlik, iktidar, yetki” anlamına gelir. “Milket-i yemân”; Özel Hukuk anlamında mülkiyet hakkını değil, “koruyucu aile reisi”nin gözetim yetkisini ifade eder.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu